19 Eylül 2016 Pazartesi

CİHANGİR 3 YAŞINDA :) ( ARABA KONSEPTLİ PARTİ )

     Zaman hızla geçiyor...Çocuklar büyüyor...Hem mutlu, hem tatlı bir hüzün kaplıyor...Hüzünün tatlısı mı olur şimdi :) Olur olur...Boğazında düğüm olur, kalbinin üzerine bir ağırlık çöker, gözlerin dolar...Gözlerden damlayan yaşa, mutluluk gözyaşı desekte bir hüzün vardır ama tatlıdır...Büyüyordur bebeğiniz...Kalpten dökülen kelimeler, dilden akar gider biriciğinize...Bende biriciğim canım oğluma yürekten diliyorum ki, başta sağlık olmak üzere huzurlu ve mutlu bir ömrü olsun. Bahtı, şansı ve yolu hep açık olsun. Rabbim hep iyi insanlarla karşılaştırsın onu...
     Cihangir'in hatırlamadığı veya sisli puslu hatırladığı dönemlerine çok önem verdim. O yüzden ilk 3 yaş doğum gününe de çok özendim. Bunlar benim kendi gözlemlerimle hazırlayacağım son doğum günleri...Bundan sonra göstereceğim özen ve hassasiyet onun kendi seçimlerinden ibaret olacak...Rabbim inşallah oğlumuza uzun ömür versin ve bundan sonraki seneleri o nasıl isterse öyle yapalım...
     Ben geçmişe değer veren biriyim. İnsanın eninde sonunda yanına kalan tek şey anılar ve hatıralardır. Ona çocukluk dönemlerine ait güzel anılar biriktirmeye çalışıyorum. Bugün yaşadıkların, yarın dün olacak ve dün dediklerin birikip geçmişin olacak... O yüzden anı kaçırmamaya özen gösteriyorum. 
     Oğlum nelerden hoşlanıyor, nelerden keyif alıyor gözlemliyorum. Bir çok erkek çocuğu gibi arabaları çok seviyor :) Çok sevdiği arabaları doğum günü konsepti olarak belirledim ve çalışmalara başladım :) Bugüne kadar yaptığım tüm kutlamaları, organizasyonu ve hediyelikleri hep kendim yaptım. Özellikle bu doğum gününde, hazırladığım ışıklı tabela çok beğenildi. Hatta hazır satın aldığım sanıldı. Kolileri bozup hazırladığım bir tabela. Tüm yapım aşamalarını fotoğrafladım. Işıklı tabelanın yapım detaylarını paylaştığım yazı için lütfen BURAYA tıklayınız. Beğenip yapmak isteyenler olursa nacizane bir faydam olur belki :)
     Bugüne kadar yaptığım doğum günü kutlamalarına gelirsek;
     1. yaş doğum gününde kalabalık bir kadro ile eş, dost, akraba, arkadaş hep beraber kutladık. 1. yaş doğum günü detayları için BURAYA ve Cihangir'in ay ay büyürken ki değişimini gösteren slayt için BURAYA tık tık.
     2. yaş doğum günü kutlaması, sadece bize özel olmasını istedim. Anne baba ve çocuk olarak 3 kişilik çekirdek aile Hawaii konseptli bir video çekimi yaptık. Bu videoyu izlemeyenler ve tekrar hatırlamak isteyenler için BURAYA tık tık.
     3. yaş doğum günü kutlamamızda anneanne, babaanne, dedelerimiz, amca, dayı, hala, yenge, teyzeler ve kuzenler...kısaca yakın akraba kadrosu ile aile içi bir kutlama yaptık. Büyük bir keyifle hazırlıklarını yaptığım arabalar konsepti 3. yaş doğum günü fotoğraflarını seyirlerinize sunarım.
     Sözlerime son verirken bugüne kadar tüm kutlamalarda yanımızda olan değerli aile büyüklerimize, dostlarımıza, bizimle birlikte olan herkese, canı gönülden teşekkürü bir borç biliriz. Hepinizi seviyoruz. Herkese sonsuz teşekkürler...:)
   





          Masanın sağında ve solunda bulunan, sarı renk "BIRTHDAY ZONE" yazılı uyarı şeridinin bağlı olduğu turuncu renk trafik konilerine uçan balonlar bağlıydı. Her iki konide de 10 adet latex renkli uçan balon vardı. Balonları akşam helyum gazı ile şişirtmiştim. Daha önce yaptığım 1. yaş doğum gününde de bir gün öncesi şişirtmiştim ve bir sorun olmamıştı. Fakat bu doğum gününde akşam şişirttiğim balonlar sabah tek tek inmeye başladı ve partimiz başladığında tüm balonlar yerdeydi. Uçan balonlarla daha hoştu fakat nazar değdi diyelim :) O yüzden latex balon kullanacaksanız aynı gün helyum gazı ile şişirtin. Yoksa hem çocuklara armağan edeceğiniz balondan olursunuz, hemde özenle hazırladığınız masanızdaki balon görselinden... :)



          Bahsetmiş olduğum ışıklı tabelam. Konseptimiz araba olunca, trafik işaretlerinden bolca yararlandım. Led ışıkları da yürüyen yeşil adam ve duran kırmızı adam trafik işaretleri...Tabelanın yapım aşamalarını bir sonraki yazımda yer vereceğim...


          Tüm konsept arabanın etrafında toplandığı için 6 metre yol şeklinde baskı aldım ve runner olarak kullandım. Böylece araba sanki yol alıyormuş havası kazanmakla birlikte, masa daha espirili bir görünüm kazandı. :)


            Araba aynı zamanda fotoğraf çektirme çerçevesi olarak tasarlandı. Arabanın ön camına Cihangir'in fotoğrafını arkasından yapıştırdım. Böylece direksiyonda Cihangir arabayı sürüyor espirisi kattım. Diğer yan camına da hediye paketleri baskısı olan bir kağıtla kapattım. Araba farlarının daha gerçekçi olması için parlak simli kartonlardan aldım. Yoksa farlar beyaz renk baskıydı. Turuncu ve sarı simli parlak kartonu, biri diğerinden daha küçük iki daire keserek birbirinin üzerine yapıştırdım. Böylece gerçeğe daha yakın bir far oldu.
          Fotoğraf çekimlerine geçildiğinde yapıştırdığım Cihangir'in resmini çıkararak, fotoğraf  çekim çerçevesi olarak kullandım.




         Tabii bu çerçeve ile sadece çocuklar eğlenmedi. Bizimde eğlenceli fotoğraf karelerimiz oldu :)









          Her zaman küçük detayların, bir bütünü tamamladığını düşünürüm. Bu yüzden parti şapkalarını da kişiselleştirdim. Cihangir'in resmini parti şapkasının boyuna uygun çıktısını alarak, şapkaların üzerine yapıştırdım. Üzerine de ponpon yapıştırarak daha şirin bir hava katmaya çalıştım.




       Bu senede her kutlamada olduğu gibi misafirlerim için minik hediyeler hazırladım. Cihangir'in 3 yaşındaki resmini buzdolabı magneti olarak bastırdım. Şeffaf ambalajlara koydum. Baston şekerleride bu şeffaf ambajlara ip ile tutturup, yapıştırdım. Böylece buzdolabı magneti ile birlikte baston şeker hediyesini askı olarak kullandım ve hediye ağacına asarak hoş bir görsel yakaladım.



           Pasta seçimi hem yaşını hemde araba konseptini yansıtmasını istedim. Bu yüzden 3 rakamı şeklinde yol ve üzerinde araba dekoru kullandırdım.




        Değerli aile büyüklerimize, dostlarımıza, bizimle birlikte olan herkese sonsuz teşekkürler...
   3. yaş Cihangir'in aile hatırası...


                   Doğum günü çocuğu ile açılışı, anne ve babası ile son noktayı koyuyorum :))


31 Ağustos 2016 Çarşamba

TATİLDE MODA :)

        Bloguma biraz ara vermek zorunda kaldım. Cihangir'in ebeveynli oyun grubu, doğum günü partisi, tatil derken yazılacaklar birikti :)
        Tatil detaylarına ilerleyen günlerde yer vereceğim. Konumuz tatile giderken bavul hazırlıkları. İlk defa yarım bavulla tatil yaptım :) Bavulumun diğer yarısı eşime aitti. Biz karı koca tek bir bavulla idare ettik. Küçük beyimize ayrı bir bavul hazırladım. Bol tişört, şort, havlusu, terliği derken bir bavulun tek başına sahibi oldu. Alt bezi, havuz için ayrı bezini de eklerken, hanemize bir sırt çantası daha ekledik :) 2 bavul, bir sırt çantası ile tatile yol aldık.
        Ben yarım bavulla bir yere gitmeye pek alışkın değilim...Bekarkende durum böyleydi. 2 bavulla çıkardım tatile :) Garanticiyimdir. Gittiğim yerde rahat etmek için herşeyimin yanımda olması gerek. Ama ailem büyüdükçe kendi bavulum küçüldü :) Şimdi ise çocuğumun bavulunda bu özeni gösterir oldum.
         Yine de akşam yemekleri için, o yarım bavula küçük parça kıyafetleri sıkıştırıp, şık ve rahat olmaya çalıştım :)

         ( instagram hesabım : pinar_yargici )







31 Temmuz 2016 Pazar

UNUTULMAZ TEMMUZ





      Unutulmaz temmuz... Babannelerimizden, anneannelerimizden ve dedelerimizden "darbe" ile ilgili anılarını yer yer duyardık. Şimdi ise biz tarihi bir olaya tanıklık ettik. Şehit ve gazilerimiz var. Allahtan şehitlerimize rahmet, gazilerimize şifa dilerim. Böylesine bir durumu atlatmaya çalışırken siyasi görüş ve düşünce ayrılıklıklarını bir yana bırakıp, hepimiz tek yürek olmasını temenni ediyorum.
      Vatan sevgisiyle yaşayan milletimin, şehit kanıyla sulanmış bu topraklarda huzur, sevgi, güven ve saygının hakim olduğu, çocuklarımıza daha güzel yarınlar bırakmak için birlik ve beraberlik içerisinde kardeşçe yaşamasını diliyorum.
     
     
   

15 Haziran 2016 Çarşamba

HAYATI SADELEŞTİRMEK İÇİN DERLE, TOPLA, RAHATLA ( JAPON TOPLAMA VE DÜZENLEME SANATI - MARİE KONDO )

      Bloguma biraz ara vermek zorunda kaldım. Gerek iş, gerek Cihangirle beraber "ebeveynli oyun grubuna" başlamamızla birlikte günlerimiz dolu geçiyor. Kendime ayırdığım vaktin azalmasından ötürü bu durum bloga da yansıdı. Zaman hızla akarken ramazan ayına da girmiş bulunduk. Bu vesile ile ramazan ayının tüm müslüman alemine hayırlara vesile olmasını dilerim.
      Okuduğum ve okuduklarımı uygulayıp, başarılı sonuçlar aldığım bir kitaptan bahsedeceğim. Bu kitabı okuma nedenim günlük ev işlerinin gereğinden fazla zaman alması ve bunlara yetişememe durumum :)
      Zaman hepimiz için çok değerli. Günlük yaptığımız ev işleri sanki hunharca bir zaman katliamı yapıyor. Evdeki tüm eşyaları toplarken, bir taraftanda dağılıyor ve kısır döngüye dönüşüyor. Evimizin hep düzenli olmasını isteyip, fakat bir türlü o düzeni sağlayamayınca insanın şevkide kaçıyor ve bir bakıyorsunuz dağınıklık alıp başını gidiyor. Herşeye tekrar yeni baştan başlıyorsunuz. Bu arada çocuklu bir evde dağınıklık olacak tabii ki...Fakat bahsettiğim dağınıklık bu değil. Tamamen kişisel sebeplerden bahsediyorum. Kıyafetler, kitaplar, makyaj eşyaları, takılar, makbuzlar, kağıtlar, muhtelif bir çok eşyanın düzenlenme şeklinden kaynaklanan dağınıklıklar...Ev toplamayı meslek haline getirmiş bir insanın tecrübelerinden yararlanıp, bu kısır döngüden kurtulmak için bu kitabı okudum. Tüm dağınıklıkları kitabın yazarı Marie Kondo japon toplama ve düzenleme sanatı ile son vereceğini iddaa ediyor. Kendi isminin kısaltması olan " Konmari metodu" ile eşyaları sınıflama, düzenleme ve yerine yerleştirme konusunda dikkat edilecek hususlardan oluşan kurallar dizisinden ibaret olmadığını, düzen yaratmak ve düzenli bir insan olmak için doğru zihniyeti nasıl yaratacağınız konusunda bir rehber olacağını söylüyor.


       Bende bu metodu uygulamaya kitapta belirtilen sıralamayla başladım. İlk sıra kıyafetlerdi ve konmari yöntemini uyguladım. Bu arada kıyafet düzenimle ilgili bir parantez açmak isterim. Kıyafetlerime karşı çok özenliyimdir. Dolabım bir butiği aratmayacak kadar her daim düzenlidir. Fakat kısa sürede dağılır ve tekrar düzenlerim. Japon toplama ve düzenleme sanatı ile tekrar tekrar dağılan yerleri düzenlemek yerine bir kere yapıp bu düzeni sabit tutmanın kolay olduğunu gördüm.
       Hem kendi kıyafetlerim, hem eşimin kıyafetlerinde "konmari yöntemini" uyguladım. Konmari yönteminde, dolabınızdaki gördüğünüz ve hatta bunlar düzenli dediğiniz herşey dahil olmak üzere tüm kıyafetleri bir yere boşaltın. Kulağa hoş gelmediğini biliyorum. "Zaten düzenli olan yeri niye boşaltıyım" dediğinizi duyar gibiyim :) Sadece dağınık yeri halledeyim diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü o kadar düzenli gözüken dolabımın kendi içinde bir karmaşa halinde olduğunu farkettim. Kitapta anlatıldığı gibi herşeyi bir yere yığdım ve söyleneni yaptım. Çünkü sürekli toplama işinden çok sıkıldım ve herşeye rağmen sürekli dağılıyordu.
        Aynı işlemi eşimin tüm kıyafetlerinde de uyguladım. Özellikle eşimin kıyafetleri çok sık dağılıyordu. Kitaptaki gibi herşeyi kendi içinde kategorilere ayırdım. Eskiden tişörtler, pantalonlar, maç formaları, eşofmanlar diye ayırıp düzenlediğim herşeyin yetersizliğini fark ettim. Örneğin tişörtleri kendi içinde yarım kollular, sıfır kollular ve renk sıkalasına kadar ayırdım. Kulağa delice geliyor farkındayım :) Ama sıklıkla yaptığım bir işten bir ömür kurtulmak istiyordum ve bu delice işi yaptım :) Çok şükür tüm harcadığım emeğe ve zamana değdi. Bu yöntemi uygulayalı 1 ayı geçti ve herşey ilk yaptığım düzende devam ediyor. Eskiden olsa haftasonunu göremeden tekrar başa sarıyordu. Ben uyguladım ve işe yaradığına görünce bu kitaba, burada yer vermek istedim.
         Ben sadece kıyafetler ile örneklendirdim. Fakat kitap tüm evin düzenini kapsıyor. Evin tamamını düzenlerken takip edilecek bir sıra ile birlikte, nasıl yapılacağını anlatıyor. Ev dağınık olduğunda ve bir misafir gelirse diye düşündüğümüz zamanlarda " Sıkıntı yok! Ne yapayım çocuklu kadınım ben. Geleceği varsa göreceğide var :P " deriz... Fakat bir yakınımızdan gelen telefonla " birazdan sendeyiz canım " sözüyle birlikte az önce tüm o aklımızdan geçen sözcükler buhar olup uçar ve başlar bir ev toplama telaşı :)) Çünkü Türk kadını böyle konuşsada, böyle yapamaz. Çünkü misafire gösterdiğimiz özen ilk önce onu evde rahat ettirmekten başlar. Bu rahatlığıda düzenli ve temiz bir evde ağırlamak olmazsa olmazlarımızdandır :) Bu düzeni uygulayınca, bu streste ortadan kalkıyor.
          Sadece misafir açısından değil düzenli ve temiz bir evin, insanın ruh haline de iyi geldiğini düşünüyorum. Çünkü evimiz hızlı ve yorucu bir günün tüm yorgunluğunu attığımız yer olmakla birlikte, çocuğumuzla eşimizle sadece bize ait ve özel olan yerdir. Temiz ve düzenli olması da tüm aile fertlerine iyi geldiği de yadsınamaz bir gerçek. Kitap bu konuyu detaylıca irdeliyor. Bazen kitapta bana uzak gelen veya beni güldüren yazılarda oldu. Yazar kendisini bildi bileli ev toplamayı hobi haline getirmiş, her eşya ve ev ile duygusal bağ yaşadığını da anlattığı bazı kısımlara da yer vermiş. Sonuç olarak önemli olan, kitabın içindekileri uyguladığımda başarılı sonuç verip, vermediğiydi. Ben uyguladım ve başarılı oldu. Belkide birçok kişinin bildiği şeylerdir bunlar...Fakat bir türlü yapamayız. Erteleriz, üşeniriz, bazen öncelikler yüzünden sıra gelmez...Bu açıdan bile işe yarıyor ve insanı motive edip, harekete geçiriyor.


       
        Kitabın arka kapak yazısı...
     
        Hangimiz dağınık değiliz ki?
        Evimiz, işyerimiz, hayatımız...
        Peki derli toplu olmak bu kadar mı zor?
        Saatlerinizi ayırarak topladığınız her yer kısa sürede yine mi dağılıyor?
        Belki de şimdiye kadar yanlış yöntemleri uyguladınız.
        Japon temizlik ve organizasyon uzmanı Marie Kondo, "derleyip, toplama" konusunda size yardımcı olmaya hazır. Üstelik kalıcı sonuçlar elde edeceğinizin garantisini veriyor. Marie Kondo, bu kitapta anlattığı yöntemler ve paylaştığı sırlarla sayısını kendisinin bile hatırlamadığı müşterilerinin hayatını değiştirdi. Şimdi sıra okuyucularında!
        Bir balıkçi yaka siyah kazağı diğerlerinden nasıl ayırt edeceğinizi bilmek, çorapları doğru şekilde katlamak, saklama kutularını en etkili şekilde kullanmak...hayatınızda mucizeler yaratabilir. Hele fazlalıklardan kurtulmak...Kendinizi eskisinden çok daha huzurlu, mutlu ve enerjik hissetmenizi sağlayabilir.
         Denemeye başlayın...Hemen şimdi!

         Aşağıdaki yazı kitaptan alıntıdır...
         "...Toparlamak hayatın amacı değildir. Eğer toparlamanın hergün yapılması gereken birşey olduğunu, yaşamınız boyunca bunu tekrarlamanız gerektiğini düşünüyorsanız, uyunmanın zamanı gelmiştir. Tek seferde kökten bir temizliğin garantisini verebilirim. Hayatınızın geri kalanında tekrarlamanız gereken tek şey, neyi tutup tutmayacağınızı seçmek ve birlikteliğinizi sürdürdüğünüz öğelere iyi davranmaktır. Evinizi şu anda bir kereye mahsus olacak şekilde sonsuza dek düzene sokabilirsiniz. Sadece benim gibi bu işi tutku haline getiren kişilerden ev toplama konusunu bu denli düşünmesi beklenir. Etrafı toplamak bu kişilerin adeta dünyası olmuştur. Size tavsiyem şu; zamanınızı ve tutkunuzu size en fazla keyif veren şeyleri yapmak için harcayın. Kendinizi hayatınız olarak nitelendireceğiniz şeyle meşgul edin. Bu noktada evinize çekidüzen vermenin kalbinize dokunacak, hayatınızın tamamını kaplayacak şeyi bulmanıza yardımcı olacağına inanıyorum. Hayatınız ancak evinizi düzene koyduktan sonra tam anlamıyla başlar...."
   
         Aşağıdaki yazı kitaptan alıntıdır...
         "....Evimizi düzene koyduğumuzda, içindeki hava taze ve temiz olur. Yaşam alanımızdaki eşyaların miktarını azaltmak toz miktarınıda azaltır ve aslında saha sık temizlik yaparız. Yer daha çok görülebildiği zaman kirler daha kolay göze çarpar ve bizde de temizleme isteği uyanır. Dağınıklık bertaraf edildiği için etrafı temizlemek artık çok daha kolaydır ve bu yüzden daha derinlemesine temizleriz. Odadaki temiz hava cilt için mutlaka daha iyidir. Temizlemek, kilo vermeye ve sağlıklı kalmaya doğal olarak yardım eden enerjik hareketleri de kapsar. Ve alanımız tamamen temizlendiğinde toplama konusunda endişelenmemize gerek kalmaz, böylece hayatımızda önemli olan bir sonraki meseleye özgürce odaklanabiliriz..."

     Son olarakta "konmari metodunu" uyguladığım çekmecemin öncesi ve sonrası...


     

13 Mayıs 2016 Cuma

ENFES KESTANELİ PİLAV

        Yemeğin insan üzerinde derin izleri vardır...Bazen burnunuza gelen bir yemek kokusu "annemizi aklımıza düşürür" burnumuzun direği sızlar, gözlerimiz dolar...Bir yemek tadarsınız alır sizi çocukluğunuza götürür. Yaşadığınız o eski eve, o eski evde o sofranın etrafında toplanan tüm yüzleri hatırlar, anarsınız. Bir yemek görürsünüz dersiniz ki "O bunu çok sever"..."O" dediğiniz kişi bazen kardeşiniz, bazen babanız, bazen kaybettiğiniz sevdiğiniz bir insan olur...
         Bir tarif paylaşırsınız hiç gitmediğiniz, hiç tanımadığınız bir insanın evinde o sofrada manevi olarak yer alırsınız. Bu yüzden yemek sadece karın doyurmaz... Bir insanı hatırlar, kalplere dokunur ve zamansız yolculuklar yaparsınız...ve bir yemek yaparsınız "Aslında bu yemeği o çok iyi yapar. Şimdi onun elinden yemek vardı" dersiniz...Ne zaman kestaneli pilav düşse aklıma Nilüfer yengemi hatırlar ve şimdi onun elinden yemek vardı derim :)
          Kestaneli pilavın ailedeki tarihçesine inince Giritli bir ailenin meşhur yemeklerinden biri. Çocukluğumun ve gençliğimin idolü dediği Yıldız teyzesinden bu leziz pilavı öğrenen Nilüfer yengem, yeni evlendiği zaman 1994 yılında bu pilavı yapmaya başlamış. Bende bu aileye gelin gelmemle birlikte bu leziz pilavda, benim dikkatimi çeken güzel yemeklerden biri oldu. Yıldız teyzeye Allahtan rahmet diliyorum. Nurlar içinde yatsın inşallah. Yıldız teyzenin Nilüfer yengeye bu leziz pilavı öğretmesi sayesinde, bende bu pilavı tatma şansına sahip oldum. Bu pilavı yapmak isteyen herkesle, bu tarifin tüm detaylarını paylaşmak istedim. Çünkü böyle güzel yemekler sonraki nesillere aktarılmalı...
          Nilüfer yengemden videolu anlatım ile kestaneli pilav tarifini sunarım. Videoyu pilav yapımı için, pişme ve demlenme olacak şekilde 2 bölüm yaptık. Tarifin sonunda 2 bölümü de izleyebilirsiniz...


     KESTANELİ PİLAV

     Malzemeler


  • 4 su bardağı baldo pirinç
  • 125gr tereyağ
  • 1 yemek kaşığı margarin
  • 2 paket kuş üzümü
  • 1 avuç arpa şehriyesi
  • 1 paket fıstık
  • yarım tatlı kaşığı tarçın (isteğe bağlı olarak bu oran artıp, azalabilir)
  • 1 avuç kestane
  • 2 buçuk bardak su
  • 2 bardak tavuk suyu
  • 4-5 adet kesme şeker
  • tuz

      Yapılışı

      Pirinçleri yıkayın ve derin bir kaseye koyun. Pirinclerin üstünü örtüp, iki parmak geçecek kadar kaynar suya koyun ve bir avuç içi kadar tuz atın. Bu suda en az yarım saat pirinçleri bekletin.
       Pirinçler suda beklerken kestaneleri hazırlamaya başlayın. Suda bekletilen kestanelere çentik atıp, ocağın üzerinde arkalı önlü pişirin. Pişen kestaneleri soyup, iri iri doğrayın.
      Yayvan pilav tenceresine 1 yemek kaşığı margarin atıp, eritin. (Tereyağı bu aşamada kullanmamamızın sebebi çabuk yanmasıdır. Kavuracağımız malzemeler tam kavrulmadan tereyağ yanar. Bu yüzden transyağ içermeyen margarin kullanıyoruz.) Arpa şehriyesini kavururken, rengi kahverengiye dönmeye başladığı anda fıstığı ilave ederek kavurmaya devam edin. Fıstığın rengi pembeleştiğinde, önceden pişirip iri doğradığımız kestaneleri ilave edin ve kavurmaya devam edin. Kuş üzümünü de ekleyerek hafif kavurun, kuş üzümleri şişince 2 buçuk bardak su ile 2 bardak tavuk suyunu kavrulan tüm malzemenin üzerine ilave edebilirsiniz. Ardından 4-5 adet kesme şeker ve bir avuç içi kadar tuzu ilave edip karıştırın ve suyun kaynamasını bekleyin. Su kaynayınca, suda beklemekte olan pirinçleri süzüp, yıkayın ve bu kaynar suya ilave edin ve tencereyi karıştırıp, kapağını kapatın. Ocağı en kısağa alıp, pilav suyunu çekene kadar pişirin.
       Ayrı bir tavada tereyağını eritin ve rengi açık kahverengiye dönüşene kadar pişirin. Pişen pilavın içine bu tereyağını dökün ve homejen bir şekilde dağılmasını sağlamak için karıştırın. Yarım tatlı kaşığı tarçını da ilave edip, karıştırmaya devam edin. Ocağın altını kapatıp, pilavın demlenmesini bekledikten sonra servise hazırdır.
       Sofranızdan bereket, muhabbet ve sevdikleriniz eksik olmasın. Afiyet olsun...














                                       KESTANELİ PİLAV YAPIMI ( 1. BÖLÜM VİDEO )



 KESTANELİ PİLAV YAPIMI ( 2. BÖLÜM VİDEO )