11 Kasım 2015 Çarşamba

BURAK USTADAN (EŞİMDEN) HAMSİ BUĞULAMA TARİFİ :)

        Balığı ailece çok seviyoruz. Ne zaman evde balık söz konusu olsa, eşim marifetli ellerini konuşturur ve çuprasından, levreğine, hamsisinden, midye tavasına kadar kendisi yapar. Hemde denizden midyeyi dalıp, kendi çıkarır. Enfes hazırladığı sos ile midye tava önümüze öyle gelir. Tabii balık konusunda bu kadar iyi olan adamın bana da ancak yamaklığını yapmak kalır :)
        O yüzden ne zaman evde balık pişecek olsa yada akşam yemeğine menüde balık ile misafir ağırlayacak olsak, balığı eşim pişirir. Bana da salata ve meze yapmak kalır :) Burak'ın balık konusundaki bütün sırlarını ifşa etmeye karar verdim ve ilk olarak herkesin çok severek yediği hamsi buğulama ile başlayayım dedim :))




          HAMSİ BUĞLAMA

          Malzemeler
  • 1 kilo hamsi
  • 1 su bardağı zeytinyağı
  • 1 su bardağı taze sıkılmış limon suyu
  • 1 demet maydanoz
  • 2 adet soğan
  • tuz

      Yapılışı
  • 1 Kilo hamsi öncelikle yıkanır ve ayıklanır. Kılçıkları tamamen çıkarılır.
  • Maydanozlar yıkanır ve sapları kesilir. 
  • 2 adet soğan kabukları soyulur ve ortadan ikiye kesilir. Ne kalın nede ince olacak şekilde dilimlenir.
  • 1 su bardağı limon suyu için taze limon sıkılır. (Limonun sulu olmasına bağlı olarak limon adeti değişebilir fakat 3 adet limon sıktığımı yine de belirteyim :) Ayrıca damak tadınıza bağlı olarak, limonun suyunu daha az da kullanabilirsiniz.)
  • Sığ tencereye 1 bardak zeytinyağ dökülür. (pilav tenceresinde gayet güzel oluyor) 
  • Tencerenin içine hamsiler her tarafına eşit bir şekilde konulur.
  • Hamsilerin üzerine dilimlenmiş soğanlar konulur.
  • En üste kalın saplarından ayıklanmış 1 demet maydanoz konulur. 
  • Üzerine 1 bardak limon suyu gezdirilerek, dökülür. Son olarak istediğiniz miktarda tuz serperek tencerenin kapağı kapatılır. 
  • Orta ateşte kontrollü bir şekilde yaklaşık 25 dk - 30 dk. kadar tencerenin kapağı kapalı olarak hamsiler pişirilir ve ardından servis edilir.
       Sofranızdan bereket, muhabbet ve sevdikleriniz eksik olmasın. Afiyet olsun :)








5 Kasım 2015 Perşembe

CİHANGİR'İN KORSAN TEMALI ÇOCUK ODASI & YERLEŞİM AŞAMALARI

     Evde tatlı bir telaşla birlikte, berbat bir karmaşa içerisinde bir mutlu, bir mutsuz gelgitler yaşıyordum. Biricik oğlumuzun odasını, eşimle birlikte hazırlıyoruz. Çocuk odası hazırlamak çok keyifli bir süreç. Hatta evimizi döşerken aldığımız keyfin çok daha fazlasını hissediyoruz. Buraya kadar herşey iyi :)
     Kötü tarafı ise oğlumuza yapacağımız oda, daha önce "misafir odası" olarak kullanılıyordu. Oda da 2 adet bazalı yatak ve 2 kapılı gardırop, çamaşırlık, komodin ile birlikte tam bir genç odası takımı vardı. Sebebi de her ikimizinde ailesi ve yakınları geldiğinde kalması için yapmış olduğumuz bir odaydı. [ Bu genç odası takımı eşimin bekarken kullandığı kendi genç odası takımıdır :) ] Bu arada şunu belirteyim, bizim yatak odamız  japon yatağı olduğu için baza söz konusu bile olamazdı :) Bir çok eşya misafir odasında, 2 yatağın bazasında ve gardıroptaydı. Artık Cihangir'e oda yapmanın vaktinin geldiğine karar verince, bazaların altındaki ve gardıroptaki tüm eşyalar ortaya döküldü. Bir kısmı salonda,bir kısmı yatak odasında müsait bulduğum, hatta bulmadığım yerlere istiflendi. Yeni oda takımı için, eski oda takımı yazlığa gönderildi.




       Oğlumuza yapacağımız odaya girince, yeni gelecek mobilyaları da düşününce hem keyifleniyor, hemde çok mutlu oluyorum. Salona ve yatak odama girdiğimde, koca bir tepe olan eşya yığınıyla karşılaşınca keyfim kaçıyor ve en sevdiğim yer mutfakta yaşamak istiyorDUM :) Çok şükür herşey yoluna girdi. Cihangir'in odası geldi ve yerleşim tamamlandı. Salon ve yatak odasında istiflenen herşey için yatak odasında yer boşaltılıp, yatak odamın gardırabonun aynısının daha küçük boyutunda ikinci yeni bir gardırop yaptırıldı :) Çalışma odasına bazı eşyalar aktarıldı ve herşey olması gerektiği halini aldı.
      Bu süreçte ufak tefek dekorasyon işlerine de bulaşınca bu konu ile ilgili blogumda bir bölüm daha açmaya karar verdim. İşlerin yoğunluğu ve evin karmaşası içinde boğuşurken uzak kaldığım bloğum için, hep aklımda olan "Pikacunun evi, alışveriş ve dekorasyon üzerine" adı ile, bir bölüm daha açmaya karar verdim. Evimle ilgili dekorasyon ve alışverişlerimi içeren nacizane öneri ve paylaşımlarım olacak :) İlk olarakta oğlumun oda seçimi ve yerleşimi ile ilgili yaşadıklarımı yazmak istedim.

       Cihangir'e bu sene, 2 yaşına girdiğinde oda yapmaya karar verdik. Pek tabii bu oda yapımı çocuk doğmadan önce veya doğduğu zaman daha erken veya daha geçte yapılabilir. Bu ebeveynlerin kararı. O yüzden bu konuda tek bir doğru olduğunu düşünmüyorum. Doğduğu zaman yatağımın yanına bir bebek yatağı alıp, yanımda uyumasına karar vermiştim. Çünkü gece emzirmem gerektiği için, benim yatağımın yanında olmasının daha uygun olduğunu düşündüm. 1 yaşından sonrada park yatağa geçtik. Bebek yatağını kaldırılıp, yerine park yatak koyduk. Nerdeyse park yatağı kullanmadığım yer kalmadı :) Hatta kumsalda Cihangir'in rahat uyuması için kurduğumuzda oldu. Bozcaada tatili ile ilgili yazımın içinde yer vermiştim. Bu konu ile ilgili yazıyı okumayanlar ve hatırlamak isteyenler için lütfen BURAYA tıklayınız :) Cihangir  2 yaşına kadar bizim yanımızda park yatakta yattı. Gece 3 gibi uyanıp, ayağa kalkıp yanımıza gelmek istiyordu. Ayrı bir oda için, Cihangir'in daha hazır olmadığını hissettim. Bu yüzden 2 yaşına kadar bizimle beraber uyudu.
          Bir diğer sebepte oda yapacaksak onun neyi sevdiğini anlayıp, keyifle kalacağı bir oda yapmak istiyorduk. Bu 2 sene zarfı içinde bizde oğlumuzun neden hoşlandığını, neleri sevdiğini gözlemleyip ona göre bir oda yaptık. Cihangir suyu çok seviyor. Ağladığı zaman sakinleştirmek için küvetini doldurup içine koyuyorduk. Avazı çıktığı kadar ağlayan çocuk bir anda susuyordu. İlerleyen zamanlarda oturduğumuz sitenin havuzuna, hemen hemen her gün girer olduk. Girmediğimiz zaman parka götürdüğümüzde o bizim elimizden tutup park yoluna değil, havuz yoluna sokuyordu :) Çoğu zaman parka diye çıkıp, kendimizi havuza giderken buluyorduk. Yazlığa gittiğimizde denizden getirmekte sorun oluyordu. Cihangir'i denizden ve havuzdan çıkarıp eve sokmanın tek yolu "bıcı bıcı" deyip banyoya gireceğini söylemek oluyordu. Hala da durum aynı :)


          Tabii bu kadar suyu, havuzu, denizi seven çocuğun odası da buna uygun olmalı dedik. Cihangir'in asiliği, inadı ve başına buyrukluğunu da düşününce korsan temalı bir oda seçmeye karar verdik :) 1. aşama odanın temasını belirledik. 2. Aşama yapacağımız odanın kullanımı uzun süreli olmasıydı. Çünkü mobilya almak benim için 4-5 sene kullanılıp, değiştirilecek birşey değil. Hem çocuk odası çizgisinden çıkmamalı, eğlenceli olmalı ama okul dönemi geldiğinde de kullanabileceği kadar fonksiyonel olmalıydı. Üstelik 2 yaşında bir çocuğun kullanmaya başlanacağını da düşününce mobilyanın kalitesi ve güvenliğide önemli. Mobilyanın boyalı değil, kaplama olması yeni mobilyanın kendine has kokusunu da ortadan kaldırıyor. Üstelik sadece çocuk odasında uzmanlaşmış kurumsal bir firmadan alınan mobilyanın olabilecek tüm güvenlik önemlerini, diğer mobilyalara göre daha dikkat ederek aldığına ve daha fazla güvenilir olduğunu düşünüyorum. Nitekim Cihangir'in basıp çıkmadığı yer yok yatağında. Örnek verecek olursam yatağı korsan gemisi şeklinde ve yanında bazı dekorasyon amacı ile yapılmış top gibi süslemeler var. Cihangir bunların üstüne basıp çıkıyor.Bastığı tüm materyallere bakınca gerçekten sağlam. Bu yüzden tercihimiz ÇİLEK mobilya oldu.


         Yatağımız korsan gemisi şeklinde fakat bu süslemesine istinaden çokta fonksiyonel bir yatak. Bazen görseli güzel olup, kullanımı uzun vadeli olmayan yataklarda var. Bu yüzden gönül rahatlığıyla çocuk odası yapmayı düşünen tüm ebeveynlere bu yatağı öneririm. 2 yaşında bir çocuk kullanmaya başladığı bu yatağı, isterse 14 yaşına kadarda veya tercih doğrultusunda daha da fazla kullanabilir. Yatağın sağ ve solunda yan korkuluklar var. Bu yan korkuluklar takıldığında 2 yaşında bir çocukta kullanabiliyor. Çıkarıldığında ise 7 yaşında bir çocukta kullanabiliyor. Yatak boyutu büyük olduğu için isterse 14 yaşına veya daha fazla süre kullanılabilir. Çünkü yatak ölçüleri boyu 190cm, eni ise 90 cm. Üstelik altı isterseniz baza olarak kullanabilir, isterseniz yatak koyarak bir ikinci 90cm x 190cm yatağa sahip olabilirsiniz. Bu yatak özelliğinin en güzel yanı ise tamamen bağımsız olması. Altındaki tekerlekleri yardımıyla alt karyolayı kolayca çıkarıp, istediğiniz yere sürükleyip kullanabilirsiniz.
     
   

     
       Takıp çıkarılabilen yatağın yan korkulukları...



     Yatak karyolasının içine, yatacağı yatağını yine çilek mobilyadan temin ettik. Omurga sağlığı için en uygun olan yatak tercihi yapmaya dikkat ettik. Yatağın tamamlayıcı tekstil ürünlerini de çilek mobilyadan tamamladık. "Black Pirate" çocuk odası serisi mobilya tasarımının yanı sıra tekstil olarakta çok başarılı. Hiç terettüt etmeden tekstil kısmınıda çilek mobilyadan tabiri caizse gözü kapalı aldık.

      Yatak başı korsan gemisinın yelkeni ve bayrağı olarak dizayn edilmiş. Yatak örtüsü ve yastıklarının detaylarıda bu dizayna tam anlamıyla uygun yapılmış. Çok içime sinen bir tekstil alışverişi oldu :)


   Gelelim mobilyanın diğer parçalarına...En önemli parçalardan biri olan gardırop. Gardırop 3 kapılı. Oldukça geniş.


 Dolabın içini yerleştirmeye devam ederken çekmiş olduğum fotoğraflar :) İçi geniş ve fonksiyonel.


     Bir de çamaşırlığımız var. Komodin almadık. Yatak yüksek olduğu için komidin çok aşağıda kalıyordu. Onun yerine çamaşırlık tercih ettim. Daha geniş ve daha fazla çekmecesi olmakla birlikte yatağın yüksekliğine tam uyuyordu.



Yatağın başına da tabii olmazsa olmaz gece lambası aldık. Gece lambamız dünya. Yine bu üründe çilek mobilyadan :)



        Biz biraz uzun vadeli bir oda yapmaya daha yolun başında karar vermiştik. Bu planımıza da sadık kaldık ve ilerisi için Cihangir'e çalışma masası aldık :) Koltuğunu almadık. Büyüdüğü zaman kendi nasıl rahat edecekse, öyle bir koltuk alınacak. Kendi koltuğunu, kendi isteği doğrultusunda daha sonra satın alınacak:)



      Bugüne geri dönersek oyuncaklarımızı topladığımız bir sandığımız var. Cihangir bu sandığı çok sevdi. Zaman zaman içine oturup, oyuncakları ile sandığın içinde oynama gibi anlarımızda oluyor :)






     Nevresim takımlarında da yine korsan temasından ayrılmadık :)





     Halı olarak deniz rengini taşıyan, turkuaz renkte halı tercih ettik. Halıyı Koçtaştan aldık. Çilek mobilyada "black pirate" serisinin tek beğenmediğimiz ürünü halısı oldu.


     Perde ve güneşlikler mobilyanın kendine ait serisinden. En beğendim tekstil ürünlerinde perde ilk sırada gelir. Perdedeki kuru kafa işlemelere tek kelime ile bayıldım :)



     Avizeyi yeni almadık. Mevcut avize hem kandil şeklinde olması, hemde rengi ile mükemmel uydu. Ucundaki mevcut taşı çıkarıp, eşimin oyuncakçıdan dekorasyon amacı ile aldığı, korsan oyuncaklardan birini ucuna astık. Yastıkta işli olan kancadan ötürü, avizenin ucuna da kanca astık.


    Odanın bir duvarını tamamen "Galatasaray aşkı" temasına ayırdık :) Çok önce yaptırmış olduğum "Cihangir" yazılı köpük harfleri kullanmanın vakti gelmişti. Cihangir'in 1. yaş doğum günü için yaptırdığım ve aynı zamanda daha sonra odasında da kullanmak istediğimi belirttiğim "Cihangir'in 3'ü bir arada partisi" yazısında bu "köpük harfler" geçer :) Okumak isteyenler için lütfen BURAYA tık tık :)


      Harfleri yapıştırdıktan sonra hemen altına Cihangir doğduğu yıl 2013 ve 1. yaş doğum günü olan 2014 yılına hitaben 2013-2014 yılı Galatasaray takımının posteri var. Yalnız ince bir espri ile bu poster asıldı. Futbolculardan birinin yüzünün üstüne, Cihangir'in yüzü fotoshopla oturtuldu. Böylece Cihangir 2013-2014 yılı Galatasaray futbol takımının futbolcusu oldu :))


     Bu köşeyi hareketlendirmek ve daha sevimli bir hale sokmak için Bozcaadadan satın almış olduğum Galatasaray uçan balonu astık. Balonun içine de oyuncak Galatasaray futbolcuları ve hakem koydum :)


   Odanın bir duvarı Galatasaray teması içerdiği için, mobilyada da Galatasaray havasını yansıtmam gerektiğini düşündüm. Bunun için Cihangir'in küçülmüş olan Galatasaray formasını kullandım. Formayı askıya asıp, gardıropun kulpuna dekor olarak astım.


   Mobilyasından perdesine, perdesinden nevresimine kadar kuru kafa olunca, formanın askısına da kuru kafa sticker yapıştırmamak olmazdı :))


   Babamız Galatasaraylı olunca, oğlumuzunda Galatasaraylı olması için elinden geleni ardına koymuyor. Bakalım herşeye rağmen Cihangir ilerde hangi takımı tutacak merak konusu :) Cihangir'in odasının dekorasyon işleri hala devam etmekte :) Gelmesi beklenen siparişlerimiz var. Şimdilik bu kadarını paylaşıyorum. Odanın dekorasyon kısmı tamamlandıkça burada yayınlamaya devam edeceğim :)
   

20 Ekim 2015 Salı

KIYAFET VE AKSESUARLARDA DANTEL MODASI


      Bu aralar çok sevdiğim blogumdan biraz uzak kaldım. Malum evden çalışıyorum. İşlerin yoğunluğu ile birlikte, evde tatlı ve heyecanlı bir değişimde var. Cihangir'in odasını yapıyoruz. Cihangir'e yapacağımız oda, eşya ile dolu olunca kullanılan mobilyanın gitmesi, baza altındaki eşyaların ortaya çıkıp, nereye konulacağı gibi yer sorunu çıkması ve çocuk odası seçimi haftalarımızı aldı. Bir sonraki yazım "Cihangir'in odası" olacak. Bunu da buraya eklemeden geçemeyeceğim :) Tabii tüm bunların yanında davetlerde olunca, yoğun geçen 3 hafta oldu. Bu kombinimde geçtiğimiz hafta, yatta yapılan bir davetten :)


    Güzel bir akşam için hazırlanmanın keyfi, bir başka oluyor. Geçen senede aynı davete katıldığım için, kendimi tekrar etmeden kıyafet seçmeye özen gösterdim. Geçen sene pantolon ve büstiyer giymiştim. Bu sene etek giymeyi tercih ettim. Adım atmada sıkıntı yaşatmayacak ve aynı zamanda rüzgarda açılmayacak, açılsa bile elimle tutup çekiştirmeyeceğim bir etek tercih ettim :)


      Siyah renk, L yırtmaçlı, tiril tiril bir etek giydim. ( L yırtmacın özelliği rüzgar çıktığında açılan yırtmaçtan L şeklinde mini etek formuna dönüşmesi.)  2 sene önce almış olduğum bu eteği, hakkını verebilecek bir yerde giymek için bekletiyordum. Doğru yeride buldu :)



     Üstüne "m yaka" formunda dar kesim siyah bluz giydim. Tamamen siyah renk giydiğim için ayakkabıyı bordo renk seçtim. Geçen seneki davete, yatta rahat yürümek için dolgu topuk tercih etmiştim. Fakat bu sene giydiğim eteğe, topuklu ayakkabıyı yakıştırdım. Gerek kokteyl, gerek yemekte zaten oturulduğu için, hiç sıkıntı yaşamadım. Gerçi ayakta da gayet rahattım :)



    Dantel bu sene hem kıyafetlerde, hemde aksesuarlarda çok moda. Bende bu kombinin havasını yükseltmek için dantel çorap kullandım. Dantel çorap, bordo ayakkabı ile buluşunca hoş bir görüntü ortaya çıktı :) Boynuma küçük bir tek taşa sahip zarif bir kolye taktım. Fakat çok klişe olmakla birlikte, zayıf bir görüntü oldu :) Kolye olarak, dantel formunda bir takı tercih ettim. Böylece hem çoraptaki dantel detayına uyumu, hemde "m yakanın" şekline uygunluğu bakımından daha doğru bir tercih olduğunu düşünüyorum.


               Zımba detayları ile birlikte bordo biyeye sahip, siyah deri clutch çanta kullandım.


    Saçımı "kırık fön" yaptırdım. Kırık fön saçlarda düğün vari bir maşa etkisinden uzak, doğal dalga verilmesini sağlıyor. Tabii benim saçlarım uzun olunca, dayanması uzun sürmüyor :) Gecenin ilerleyen saatlerinde bozulup düz fön görünümüne dönüşeceğini bildiğim halde, yine de "kırık fön" çektirdim :) Herşeye rağmen saçlarımda bu tür uygulamalar yapmayı seviyorum...