31 Ekim 2017 Salı

O DOMATES KAVANOZU DEĞİL BENİ ÇOCUKLUĞUMA GÖTÜREN ZAMAN MAKİNESİ


      Kışlık domates kavanozlarının nasıl yapıldığının tarifini paylaşmadan önce, birlikte geçmişe küçük bir yolculuk yapacağız. Çünkü domates kavanozları alır beni çocukluğuma götürür.
       Çocukluğumun geçtiği bahçe içindeki sıcacık yuvam ve rahmetli babannemle beraber yaptığımız domates kavanozları... Zamanın hızlı geçmediği o günler... Hayat ilkokulda okuduğum " Hayat Bilgisi " kitabında anlatıldığı gibi geçerdi. O kitapda sonbahar mevsiminde, evlerde kış için yapılan hazırlıklar anlatılırdı ve bu yazılar dün gibi aklımda. Kışlıkların yazdan yapıldığı, sonbahara girerken sobaların kurulduğu, evlerin badana olduğu, o sıcacık evlerden birinde büyüdüm ben...
        Sobanın iyi yanıp evi ısıtması ve bacanın dumanı iyi çekmesi için belli aralıklarla soba bacaları yerinden sökülür, kurumu temizlenip, tekrar takılırdı. Bizimkiler bu işi yaparken bende etrafta gezinmez, bir köşede oturur, olup biteni izlerdim.Her yere gazete kağıdı serilir, etraf kirlenmesin diye dikkat edilse de, arada sakarlıklar olur ve her yerin kurum olduğu bir gün muhakkak yaşanırdı :) Bir keresinde babam elinden söktüğü soba borusunu düşürmesiyle etrafa kurum saçılması bir olmuştu. Annemin tepkisini de çok iyi hatırlıyorum :) Tabiri caizse çıldırmıştı :))) Gülüyorum çünkü babam, annem arkasını döndüğünde, çaktırmadan "Amaaan ne yapayım, neden bu kadar bağırıyor?"  ifadeleri ile bana dönüp dil çıkarıp, komik surat ifadeleri yapıyordu. Annem döndüğünde ise "hay Allah nasıl oldu bu şimdi? Ben hallederim..." tavırları beni gülmekten kırıp geçiriyordu. Tabi annem arkasından babamın yaptığı bu ifadelerini görse, soba borusuyla babamı kovalayacağı su götürmez bir gerçekti :)))
        Ne güzel günlerdi.Yazın uzun geçen günler ve kışın uzun geçen geceler vardı. Şimdi sanki ne yaz, ne kış günler kısa ve geceler yorgun...zaman insanları, bende dahil olmak üzere, yorgun hissettiriyor...
        7 yaşındaydım... Babannem, meşhur kışlık domates kavanozlarını doldururken, bir iki tanesinide benim doldurmama izin veriyordu. Benimde çocuk olarak iyi zaman geçirmemi sağlıyordu. O zaman ki çocuk, şimdi 34 yaşında... Alıp onu çocukluğuna götüren o kavanozlara domates değil, oysaki anılar koyuyormuş...
          Babannem seni çok seviyorum ve özlüyorum..Ben bu satırları yazarken gözlerim bulutlanıyor. Ha düştü ha düşecek gözümden yağmur damlacıkları...Allah rahmet eylesin. Nur içinde yatsın...
          Bak sen şu domates kavanozlarının yaptığı işe....Alıp beni nerelere götürdü :) Bu sebeple bilirim ki attığınız her adım, yaptığınız her davranış bir çocuğun üzerinde, aklınıza gelmeyecek izler bırakıyor. Kim bilebilirdi ki 7 yaşında bir çocuğa eğlensin diye verilen domates kavanozları doldurma işinin, bugün hissettirecekleri...
          Annemde (Türkan Sultan) kışlık yemeklik kavanozlar yapar. O yemeklerin lezzeti de bir başka güzel olur. Dışardan eve girdiğimde, kapıdan pişen yemeğin kokusunu alırdım. Akşam soframız kurulur ve domates kavanozlarınında işin içine katıldığı o yemeklerin, damakta bıraktığı lezzeti sindirmeye çalışırken keyiflenirdim. Ne güzel şey annemin karşılaması, lezzetli yemekler yapıp, hepimizi sofrada buluşturması. İşte o zaman yaşadığım yer sadece otel gibi ihtiyaçları karşıladığı bir ev değil, benim için huzur bulduğum, ailemle birlikte olduğum yuvam oluyor.
           Belki de bu yüzden yemek yapmayı seviyorum. Yemek pişen, önüne konulup dumanı üstünde tüten bir tabak yemek, o evin bizler gibi yaşadığını hissettiriyor bana...
           Bende eşim işten geldiğinde, kapıyı mis gibi yemek kokan bir evle ve benden önce kapıya koşan çocuğumuzla beraber karşılamak istiyorum. Çünkü bu çocuklarınıza yaşattığınız yuva sıcaklığının, yarın onun hayatına neler verebileceği ve neler hissettireceğini asla bilemezsiniz. O yüzden olabildiğince yaşayan bir ev içerisinde çocuğumu yetiştirmek istiyorum.
         Hayatımız da küçük dokunuşların, büyük izlerini taşıyan tablolar gibi. Çocukken bir domates kavonuzunun, o kavanozla yapılan lezzetli yemeklerin, bugün bana bıraktığı izler gibi...
         Zaman akıp giderken bir baktım, karşıma hayatımın aşkı, eşimi çıkarıverdi ve evlendik :) Ve eşimin ailesini tanıdıkça en az kendi ailem kadar sevdim. Çünkü benzer yanlar çok vardı. Bu yanlardan birisi de kayınvalidem (Gülçin Sultan) domates kavanozları yapmasıydı :))) İki annemin hamaratlığı, el çabukluğu, tez canlılığı ve yemek yapmayı sevmeleri aynıydı. O yüzden adaptasyon sorunu hiç yaşamadım. Özellikle de yemek yapma konusunda birbirlerinin klonlanmışı gibiydiler :) Nasıl ki Türkan Sultanım her sene yazdan yaptığı kışlık sebzeleri ve domates kavanozlarını bana verirken, aynı şekilde kışlık yiyecekler ve tabi domates kavanozları Gülçin Sultanımdan da bana geliyor :) Her iki canım annelerime çok teşekkür ediyor ve ellerine sağlık diyorum. Ben tesadüflere asla inanmam. Var bu domates kavanozlarının bir hikmeti dedim ve artık bende yapmaya karar verdim. :)
          Çevreme bakınca artık kışlık kavanoz yapan nesil kalmıyor. Bu konuda da ön yargılı değilim. Hayat başka akar oldu. Hep bir koşturma, hep birşeylere yetişme telaşında herkes..İşten yorgun dönülen akşamlar, çocukların ödevleriyle ilgilenilmesi gereken durumlar ve bunun yanında daha bir çok şey..O yüzden pratik olarak yemek ihtiyaçları giderilir oldu.
          Ama kararlıyım son yaşayan mohikan gibi, bu durumla göğüs göğüse çarpışıp sevgiyle andığım babannemden ve annelerimden (Türkan Sultan ve Gülçin Sultan ) bu bayrağı teslim alıp, taşımaya çalışacağım.
           O yüzden benim için onlar sadece domates kavanozları değil, beni çocukluğuma götüren zaman makineleri...ve bu zaman makineleri istiyorum ki ben nasıl babaannemi ve annemi anıyorsam, çocuğumda beni anmasına vesile olan araçlardan biri de, " bu domates kavanozları ve onunla yaptığım yemekler olsun " der ve tazecik domateslerle yazdan hazırlanan, kışlık domates kavonozlarının nasıl yapıldığının tarifine sözü bırakırım...


        Annem Türkan Sultan ile kışlık melemenlik kavanozlar hazırladık. Kayınvalidem Gülçin Sultan ile kışlık sade domates kavanozları hazırladık. Biz bu hazırlıkların tümünü yazın yaptık. Paylaşımım gecikti ama yapacaklara önümüzdeki yaz için bir tarif olsun...
       İlk olarak Çınarcıkta kayınvalidem Gülçin Sultan ile hazırladığımız domates kavanozlarının yapımını paylaşacağım. Önemli püf noktalarıda video ile çekerek paylaştım. Yapacaklara şimdiden afiyet olsun.


       Malzemeler

  • 10 kilo domates
  • Kavanoz 
        Yapılışı
     
        Domatesleri yıkayın. Domateslerin diplerine çarpı şeklinde çentik atın. Çentik atılmış domatesleri kaynar suyun içine sokun ve arkasından soğuk suya sokup şoklayın. Çentik attığınız yerden domatesin kabuğunu tutup, soyun. Bu şekilde çok kolay domateslerin soyulduğunu göreceksiniz. Daha anlaşılır olması için yaptığımız bu soyma işlemini videoya çektim. Buradan da izleyip, domateslerin daha pratik ve kolayca soyulduğunu görmüş olacaksınız.




    Biz iki farklı domates kavanozu yaptık. Biri doğranmış domatesten, diğeri ise rondodan geçirip hazırladığımız domateslerden, kışlık domates kavanozları hazırladık.
    Soyduğumuz domatesleri küp küp veya istediğiniz büyüklükte doğrayın. Tencereye koyun ve domatesler suyunu salıp, koyulaşıncaya kadar kaynatın. İsterseniz bir kısmınıda rondodan geçirip yine ayrı bir tencerede koyulaşıncaya kadar (istediğiniz kıvamda) kaynatın.





      Tencerenin birinde doğranmış domatesler kaynıyor, diğerinde ise rondodan geçirdiğimiz domatesler kaynıyor...


    Domatesleri kaynattıktan sonra hiç bekletmeden, sıcakken kavanozlara bir parmak boşluk kalacak şekilde dolduruyoruz ve kavanozun kapağını sıkıca kapatıp, kavanozu ters çeviriyoruz. Kavanozların bozulmaması için yeni kavanoz kapağı kullanın. Daha önceden kullanılmış kavanoz kapağı kullanmayın. Böylece yaptığınız kavanozların bozulma riskini en aza indirmiş olursunuz. Daha anlaşılır olması için yaptığımız domateslerin kavanozlara doldurma işlemini videoya çektim. 



     Sıcak olarak kavanozlara doldurup, kapağını sıkıca kapatıp ters çevirdiğimiz domatesleri soğuyana kadar böyle bekletiyoruz. Soğuduktan sonra düz çevirip, güneş görmeyen bir yerde muhafaza ediyoruz. Yapacaklara kışın afiyetle yemesi dileğimle :)


         Annem (Türkan Sultanla) ise melemenlik domates kavanozları hazırladık.


     Malzemeler
  • 6 kilo domates
  • Yarım kilo sivri biber
  • Kavanoz
     Yapılışı

     Annemde, yukarıda anlattığım ve videosunu da paylaşmış olduğum şekilde domatesleri soydu. Domatesleri yıkayın. Domateslerin diplerine çarpı şeklinde çentik atın. Çentik atılmış domatesleri kaynar suyun içine sokun ve arkasından soğuk suya sokup şoklayın. Çentik attığınız yerden domatesin kabuğunu tutup, soyun. Yukarıda videosu var. Bu şekilde çok kolayca domateslerin soyulduğunu göreceksiniz. 
     

    Aşağıdaki video da, annemin kendi tatlı anlatımıyla kışlık melemenlik kavanozları nasıl hazırladığının tarifini izleyebilirsiniz :)



    Kabukları soyulmuş domatesleri doğrayıp, rondodan geçirin. Biberleri de ince ince doğrayın. Her ikisinide tencereye koyup, domatesler koyulaşıncaya kadar (istediğiniz kıvamda ) iyice kaynatın.






    Domates ve biberleri kaynattıktan sonra hiç bekletmeden, sıcakken kavanozlara bir parmak boşluk kalacak şekilde dolduruyoruz ve kavanozun kapağını sıkıca kapatıp, kavanozu ters çeviriyoruz. Kavanozların bozulmaması için yeni kavanoz kapağı kullanın. Daha önceden kullanılmış kavanoz kapağı kullanmayın. Böylece yaptığınız kavanozların bozulma riskini en aza indirmiş olursunuz. 
Melemenlik domatesleri soğuyana kadar böyle bekletiyoruz. Soğuduktan sonra düz çevirip, güneş görmeyen bir yerde muhafaza ediyoruz. 




      Sofranızdan bereket, muhabbet ve sevdikleriniz eksik olmasın. Afiyet olsun...

4 yorum:

  1. Allah ağız tadıyla yemeyi nasip etsin. Ellerinize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin. Çok teşekkür ederim :) Sevgiler...

      Sil
  2. harika bir anlatım ve görsel yazı olmuş . Domatesin kokusu çocukluğumuzda bahçeden koparıp sofraya getirildiğinde değişik bir kokusu olurdu aslında şimdi bu koku yok onu hatırladım bende teşekkür ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :) Evet maalesef sebzelerin kokusu artık yok. Eskiden herşey daha organik ve güzeldi. Yorumunuz için tekrar teşekkürler...

      Sil